New Videos from Youtube

Diyarbakır'da Kürt kızı siktim

Merhabalar,ismim Serdar.24 yaşındayım ve İzmir de oturuyorum.Size anlatacağım olay bundan 2 sene önce başımdan geçti.Üniversite’yi bitirmiş ve bankacı olarak ünlü bir bankanın Diyarbakır’da ki şubesine müdür olarak atandım.Genç ve tecrübesizken büyük bir şehirde ki bankalardan birine atanamazdım fakat daha yüksek bir maaş için Diyarbakır’a gitmeyi kabul etmiştim ki zaten hayatımın en doğru kararlarından birini verdiğimi anlamıştım.Haziran ayının başlarında gelmiştim fakat daha 1 aya yakın süre vardı işe başlamama.Ben kendime bir ev bakıyordum.Önce bir emlakçıdan bana yetecek kadar 2+1 ev baktım ve evi tuttuktan sonra çok fazla eşya almadan bana gerekli eşyaları alıp döşemiştim evimi.
Daha sonra hem etrafı gezip tanımak hemde alışveriş yapmak için çıktım sokağa ve gezmeye başladım.Bir market vardı evimin çok yakınlarında oradan içeriye girdim selam vermek için kafamı kaldırdığımda karşımda harika bir güzellik buldum.Kız gülerek “Hoşgeldiniz. “ dedi.Bende “Hoş bulduk. “ dedim ve alışverişimi yaparken bir yandan da “Buraya yeni taşındım da etrafı geziyordum. “ dedim.Kızda mesleğimi falan sordu öyle öyle sohbetimiz ilerledi ben aldıklarımın parasını ödemek için kasaya gittiğimde elini uzatarak “Ben Yağmur. “ dedi.Tanışabilmiştik,Yağmur 24 yaşında,1,65 boylarında,esmer ve siyah saçlı orta büyüklükte göğüsleri olan bir kızdı.Altında dar bir eşofman vardı fakat yüzü bana dönük olduğundan kalçalarını göremedim.
Arkasında ki sigaraları gösterip bir sigara istediğimde o sigarayı vermek için döndüğünde o muazzam kalçaları gördüm.Yuvarlak ve çıkıktı,sigarayı da aldıktan sonra parasını ödedim ve “İyi günler. “ diyerek çıktım.Hayatımda hiç bu kadar güzel bir kürt kızı görmemiştim resmen sikim demir gibi olmuştu bu kızı sikmek istiyordum.Artık her türlü bahanede markete gider olmuştum ve o da bana her gittiğimde daha da yakın davranıyordu.Birgün akşam saatlerinde markete gittim yine,kasada oturmuş telefonuyla oynuyordu beni görmedi.Yanına yaklaşıp birden “Nasılsın ?” dediğimde korktu.Gülerek “Korkma benim. “ dedim.
Yağmur gülerek ayağa kalktı ve “Hoş geldin,nasılsın ?” dedi.Biraz sohbet ettikten sonra gülerek “Ne zaman kapatıyorsun marketi ?” dedim.Yağmur saatine baktı ve “Birazdan babam gelir ona bırakırım. “ dedi.Bende “Evde kendime yemek hazırlayacaktım fakat tek yemeyi sevmem.Birşeyler yemediysen bana gel diyecektim hem birşeyler içer konuşuruz. “ dedim.Yağmur gülerek bana baktı ve “Olur mu ki ?” dedi.Bende “Olur tabi. “ dedim ve önceden hazırladığım kağıta yazdığım adresi verip çıktım.Bir tekel’e gittim ve bir büyük rakı 3-4 tane bira alıp evime döndüm ve yemekleri hazırlamaya başladım.Gelip gelmeyeceğinden emin değildim fakat 15 dakika sonra zil çaldı.
Koşarak gittim ve kapıyı açtığımda karşımda tüm güzelliğiyle Yağmur’i gördüm.Hemen içeriye davet ettim ve mutfağa geçtik.Yağmur “Evin güzelmiş,tek mi yaşıyorsun ?” dedi.Bende “Evet. “ dedim.Yağmur “Buralarda tek yaşayanlara pek güvenmiyorlar. “ dedi.Bende “Ama sen güvenip geldin. “ dedim.Yağmur “Evet ama güvenmemem için bir neden yoktu. “ dedi gülerek.Yemek hazırdı en sonunda ve başladık yemeye,rakıyı açmıştım ve içmeye başladık.Yağmur içkiye baya dayanıklıydı,içerkende sohbetimize devam ediyorduk.Önce o bana sormuştu sevgilin falan var mı diye bende “Vardı fakat ayrıldık. “ dedim.Sonrada ben ona sordum,Yağmur’te “Nişanlım vardı ama onu en yakın arkadaşımla basınca ayrıldık. “ dedi.
Yemekler bitince hemen sofrayı toparladık ve salona masamızı kurup içmeye devam ettik.Yağmur bana “Evlenmeyi düşünüyor musun ?” dedi.Bende “Evet ama şimdi değil. “ dedim.Altında ki kot pantolonun üstünden elimi bacağına koydum ve “Sen ?” dedim.Yağmur “Bilmiyorum,erkeklere karşı tüm güvenim kayboldu. “ dedi.Yağmur’e “Yaklaş. “ dedim sadece kısık bir ses tonuyla.Bana doğru yaklaştı ve burun buruna gelince dudağından hafifçe öptükten sonra “Ben o güveni tekrardan sana kazandırabilirim. “ dedim ve dudaklarına yapıştım.Yağmur’te birden üzerime doğru geldi ve kucağıma yüzü bana dönük şekilde oturdu.Öpüşmeye devam ediyorduk.
Yağmur sanki bu anı bekliyormuş gibi iyice kopmuştu bende ona ritim uydurmaya çalışıyordum.Birden Yağmur’in telefonu çaldı.Yağmur üzerimden kalktı ve cebinde ki telefonu çıkartıp baktı.Bana bakarak “Babam. “ dedi ve telefonu açtı.Biraz babasını dinledikten sonra “Tamam baba. “ dedi ve telefonu kapattı.Yağmur “Kahretsin,babam hemen eve gelmemi söylüyor. “ dedi.Hemen toparlandı ve “Herşey için teşekkür ederim. “ diyip evden hızlıca çıktı.Bende demir gibi bir sikle evin ortasında kalmıştım,çok kötü etkilemişti bu olay beni.Birkaç gün sonra tekrardan markete gittim ve içeriye girdim.Yağmur beni görünce heyecanlanmıştı birden ayağa kalktı.
Ben “Yağmur gerçekten senden özür dilerim. “ dedim.Yağmur ise “O geceyi bir daha ne zaman tekrarlıyoruz ?” dedi gülerek.Tadı onunda damağında kalmıştı.Ben üzerimde ki şoku atlattığımda “Ne zaman istersen. “ dedim.Yağmur gülerek “O zaman bu akşam 8’de sendeyim. “ dedi.Gülümsedim ve “Tamam. “ dedim.Çıktım marketten ve tekrardan evime geldim akşamı bekliyordum.Saat 8 gibi kapım çalındı ve hemen açtım kapıyı Yağmur içeriye girdi elinde bir poşet vardı.Yağmur hemen “Yatakodan nerede ?” dedi.Yağmur’e yatak odasını gösterdim beraber gittik.
Yağmur “Hemen yatağa sırt üstü yat. “ dedi.Yattım,poşetin içinden 4 tane ip çıkarttı ve önce T Shirtimi çıkartıp ellerimi yatak demirlerine bağladı.Ardından şortumu çıkarttı ve ayaklarımı da yatağın alt bölümüne bağladı.Sadece boxer ile kalmıştım.Yağmur odadan çıktı ve çok geçmeden tekrardan içeriye girdiğinde müthiş bir afet ile karşı karşıyaydım.Işığı açtığında ise vücudunu tamamen görebiliyordum.Kırmızı bir sütyen ve kırmızı bir tanga ile karşımdaydı sadece.Böyle muhafazakar bir yerde nasıl böyle şeyler buluyordu şaşırmıştım.Yağmur bana “Bu gece unutamayacağın bir an yaşatacağım sana. “ dedi ve kucağıma oturup dudaklarıma yapıştı.
O gece ki gibi öpüşüyorduk fakat ikimizde normalden fazla azdığımızdan birbirimizi vakumluyorduk adeta.Üzerimden çok geçmeden kalktı ve kenarda ki poşetin içinden bir tane bıçak ve bir tane de krem çikolata çıkarttı.Aslında korkmadım değil ama belli etmedim.Çikolata kavanozunu açtıktan sonra bıçakla bir parça aldı ve göğüs bölgeme sürdükten sonra orada ki çikolatayı emmeye başladı.Müthiş bir haz almıştım bundan daha sonra parmağıyla çikolatadan bir parça aldı ve dudaklarıma sürdü daha sonra da bir parça alarak kendi dudaklarına sürdükten sonra öpüşmeye başladık.Müthiş bir tat alıyordum öpüşmeyle birlikte bu kız hemde böyle bir yerde nasıl öğrenmişti bunları şaşırmıştım.
Üstümden kalktı ve altımda ki boxerı yırtarak çıkarttı.Dimdik olan sikim meydandaydı,çikolata kavanozundan büyük bir parça çikolata aldı bıçakla ve sikiminden başlayarak taşaklarıma kadar sürdükten sonra bu sefer parmağıyla bir parça daha aldı ve göt deliğimin üstüne sürdükten sonra göt deliğimden yalamaya başladı.Daha sonra taşaklarıma ve oradan da sikime çıkıp yalamaya başladı tüm çikolata bitene kadar yaladıktan sonra gülerek kalktı.Poşetten bir yağ çıkarttı ve eline sürdükten sonra kalçalarına yedirmeye başladı.Işığında vurmasıyla kalçaları parlamaya başlamıştı azgınlıktan demirleri kıracaktım artık.Yağmur’e “Hadi çöz artık beni orospu çöz. “ diye bağırıyordum.Yağmur yanıma geldi ve yatağa çıkıp göğüslerimin üstüne oturup bana bakmaya başladı.Daha sonra sert bir tokat attı,ardından bir tokat daha.
Hem gülüyor hemde yüzüme tokatlar atıyordu,birkaç kez daha vurduktan sonra üzerimden kalktı ve ellerimi çözmeye başladı.İki elimi de çözdükten sonra kenara çekildi,ayaklarımda ki ipleri ben kendim çözdükten sonra üzerine atladım resmen ve onu yatağa fırlattım.Tangasını koparıp kenara fırlattım ve amına girmeye başladım.Sırt üstü yatıyordu yatakta ve birbirimize bakıyorduk.Ben o an ki azgınlıkla suratına sertçe tokatlar atıyordum.Amını 7-8 dakika siktikten sonra içine boşaldım,o an ki rahatlama duygusunu kelimelerle ifade edemem resmen uçuyordum.Boşalmam bittikten sonra hemen kendimi yatağa sırt üstü bıraktım ve dinlenmeye başladım.Yağmur’te yanımda uzanmıştı,biraz sonra kalktım ve kenarda ki çikolata kavanozunu aldım resmen yarılamıştık kavanozu.Elimle bir parça çikolata aldım.Yağmur’i ters çevirdim ve kalçalarını biraz dikmesini söyledikten sonra göt deliğine bolca çikolata sürdükten sonra yalamaya başladım.
Çikolata bitene kadar göt deliği iyice ıslanmıştı ve arkasına geçip götüne bastırmaya başladım.Yağmur kafasını yastığa gömmüştü bağırmamak için bende zorlamaya devam ediyordum.En sonunda köklemiştim ve git gel yapmaya başladım o kadar keyifliydi ki hiç boşalmamayı diliyordum içimden.Zaten ilk postamı daha yeni attığımdan daha sikecektim Yağmur’i.Yaklaşık 20 dakika götten siktikten sonra götünün derinliklerine boşaldım ve biraz dinlendikten sonra banyoya gittik.Birbirimizi yıkadıktan sonra tekrardan benim odama geçtik.Çırılçıplak yan yana yatıyorduk.

Kürt hatunu aralarında bir güzel tost yapıyorlar




iranlı güzeli sikiyor



Yapılı hatunu mağazada sikiyor



Menekşe zenciye siktiriyor



69 pozisyonundan şaşmayanlar



Resmen kadından yağ çıkartıyor



Koyun Keçi Sağan Ablaların Amları! (2)


(Nuri 18 Y., Urfa / Türkiye)
Necla ablayla sikişlerimiz devam ediyordu. Necla abla bana söz vermişti, “Raziye ve Gülsümü de sana siktireceğim!” diye, ben de heycanla bekliyordum. Yine bir gün üç abla da süt sağmaya gelmişlerdi. Raziye abla bana bakıp bakıp gülüyordu,
ne zaman ona baksam gülüyor. Ben de ne oluyor diye içimden geçiriyordum. Bunlar süt sağmayı bitirip, gitmeye yakın zaman, Necla abla bana yaklaştı ve “Raziyeyle birlikte git evine, sana birşey verecek!” dedi. Ben de, “Necla abla hayvanları gölgelik yere götüreyim, ondan sonra giderim!” dedim. “Tamam ama çok bekletme Raziyeyi!” dedi ve gittiler. Ben de hayvanları hızlıca gölgelik yere götürdüm ve Raziye ablanın evine gittim…
Baktım kiçocukları da evde, “Raziye abla, beni Necla abla gönderdi…” dedim. Raziye abla da, “Bekle akşamdan kalan yemeğimiz vardı, sana vereyim!” dedi. Bekledim Raziye abla yemeği almaya gitti. Ben de içimden (Amına koyduğum, sanki yemek için gelmişim!) diye sinirli sinirli söyleniyordum. Raziye abla bana yemeği verirken sesini kısarak, “Arkadaki ahırda beni bekle!” dedi. Başımı hafif salladım ve yemeği alıp evden çıktım. Hemen arka taraftaki ahıra gittim ve Raziye ablayı beklemeye başladım…
Çok geçmeden Raziye abla geldi. Ahırın kapısını kapatır kapatmaz bana sarıldı, dudak dudağa öpüştük. Alt dudağımı emiyor, somuruyordu, ben de onun memelerini okşuyordum. Daha tam seks ustası olmadığımdan biraz acemi kalıyordum. Raziye abla, “Çok zamanımız yok, hadi geçir bana!” diye söylendi. Ben de onu yere yatırmak isteyince, “Hayır öyle olmaz!” dedi ve önüme domaldı, “Eteğimi kaldır ve amıma sok!” dedi. Eteğini kaldırdım, Raziye abla ben uraşmayım diye altına birşey giymemiş, eteği kaldırınca çıplak amcığı kabak gibi karşımdaydı. Kalçasını iyice kaldırdı, ben de hemen pantolonumu ve külotumu indirdim, sikim kazık gibi fırladı, biran evel Raziye ablanın amına girmek için acele ediyordu…
Bir elimle amdudaklarını açtım, diğer elimle sikimin ucunu soktum ve yüklendim. Yarısı girmişti ki, Raziye abla, “Ahhhh! Yavaş sok!” dedi. Ben hızlıca kalanını da soktum. Ve hiç beklemeden sokup çıkartmaya başladım. Raziye abla Ahhhh, ohhhh, uffff sesleri çıkararak inliyordu. Sesimizin dışarda duyulmasından korkuyordum, ama ara vermedenpompalamaya devam ediyor, Raziye ablanın dahada inlemesini sağlıyordum. Raziye abla sesi çıkmasın diye ağzına başörtüsünün uçlarını almış ısırıyordu. 10-15 dakika durmaksızın pompaladım ve amının içine patladım. Raziye abla bitti sandı, ama hiç amından çıkartmadan sikmeye devam ettim. Raziye abla, “Tamam, bugünlük yeter, daha müsait bir yerde sana neler yaşatacağım, bitsin bugün!” dedi. “Tamam!” dedim ve sikimi amından çıkarttım. Raziye abla eteğini düzeltikten sonra çıktı. Ben de pantolonumu külotumu çektim ve etrafa baktım kimse varmı yokmu diye, kimseyi göremeyince çıktım. Hayvanlarımın yanına gittim. Biraz rahatlamıştım, ama canım halen sikişmek istiyordu, hemde çok.
Akşamolup eve giderken, Necla ablanın hayvanlarını götürdüm. Bizim evle Necla ablanın evi yakın birbirine. Necla abla hayvanların geldiğini görünce, üstü açık ahırına sokmak için geldi. Ona yardım ettim, hayvanları yerine koyduk. Yanımızda kimse yoktu, daha kapıyı kapatmamıştık. Necla ablayı tutarak ahıra soktum. Necla abla, “Dur ne yapıyorsun, şimdi biri gelir rezil oluruz!” dedi. “Abla birkere sikeyim, ne olur!” dedim. Necla abla da karşı koymayı bıraktı ve pijamasını aşağı indirdi, eteğini de kaldırdı. Ben de hızlıca pantolonumla külotumu indirdim ve Necla ablaya yaklaştım. Necla abla da domaldı, “Hadi sik, acele et!” dedi. Elini de betondan yapılmış hayvan yemliğine koydu. Ben de hiç zaman kaybetmeden sikimi Necla ablanın amına soktum…
Necla abla ne zaman o kadar ıslandı anlamadım, amcığı vıcık vıcıktı, sanki bir saat sevişmişiz gibiydi. Tamamen soktuktan sonra hızlı ve sert bir şekilde amına basmaya başladım. Necla abla sesi çıkmasın diye dudaklarını ısırıyordu, ama ben o kadar basıyordum kiamına, ister istemez arada sesi çıkıyordu. Kapının önünden birisi geçse Necla ablanın sesini rahat duyardı. Necla abla zevkten dengesini kaybetti düşer gibi oldu, ben hemen yakaladım ve düşmesine müsade etmedim. Necla abla, “Ne olur çıkart, valla yakalanırız, beni bitirdin!” dedi. Benim gelmeme de az kalmıştı, Necla ablayı dinlemedim ve biraz daha sikip, içine patladım. İçine döllerimi iyice akıttıktan sonra sikimi çıkarttım. Necla abla da pijamasını çekti ve eteğini düzeltip çıktı. Ben de kapıda Necla ablanın işaretini bekledim. Bana çıkabilirsin diye işaret edince ben de çıktım, eve gittim…
Evde yemek hazırdı, hemen çöktüm sofraya. Daha yemeğimi bitirmemiştimki, Raziye abla evimize geldi, “Nuri bizim karabaş koyunumuz gelmemiş, nerde kaldı biliyormusun?” dedi. Ben de ilk başta gerçek sandım, “Abla gelmişti, iyi hatırlıyorum!” dedim. “Eee nerde ozaman? Ben ahırda bulmadım da!” dedi. O zaman anladım ki, mesele karabaş koyunun gelmemesi değil, Raziye abla sikilmek istiyordu. Hemen yemeği bıraktım ve koyunu aramaya çıktım. Raziye abla da evine gitmek için benimle çıktı ve bana sesini kısarak, “Bu gece saat 11 gibi bize gel, kocam evde değil!” dedi. “Tamam!” dedim ve biraz sağa sola bakındıktan sonra tekrar eve döndüm ve yarım kalan yemeğimi yedim. Çayımı da içtikten sonra dışarı çıktım. Saat daha 10 olmamıştı, Raziye ablanın evinin orda dolaşıyordum…
Saatin 11 olmasını beklemeden kapıyı çaldım. Raziye abla kapıyı açtı, alçak sesle, “Erken geldin, sana 11 demiştim!” dedi. Ben de elimle sikimi işaret ettim, “Bu beklemek istemedi!” dedim. Raziye ablanın evinin 3 odası var. Televizyon odasının kapısının önünde durup, bana da yatak odasının kapısını gösterdi, ben de hızlıca odaya girdim. Benden az sonra da Raziye abla geldi odaya. Ayakta biraz öpüştük. Raziye abla bana, “Sen bekle, ben çocukları uyutayım, geleceğim!” dedi. Tam çıkacakken ben yakaladım ve yatağa atarak üstüne çıktım. Raziye abla ne yaptığıma anlam veremiyordu, ama ben hızlıca külotunu çıkartıp amına yumuldum, yalamak istedim. Raziye abla bacaklarını kapatmış açmıyordu, zorla açtım ve amcığını yalamaya başladım. Memelerini de elimle yoğuruyorum. Raziye abla da direnmeyi bırakmıştı, tecavüz kaçınılmazsa, zevk almayı bileceksin mantığıyla…
Raziye ablanın amı vıcık vıcık olmuş, amını yalarken parmaklarımı da amına daldırıyordum. Raziye abla inlememek için çıkartmış olduğum külotunu ağzına koymuştu. Amını yeterince yalayıp, yarağımın başını amına geçirdim. Raziye abla, “Ooofff devam et!” deyince, ben sikimi birden köküne kadar sokmuştum ve amına git gel yapıyordum. Klasik pozisyonda 5 dakika siktim ve amına boşaldım, çıkardım sikimi. Yatağa uzandım ve “Git çocukları uyut gel!” dedim. Sikim taş gibiydi daha. Raziye abla dönüp sikimi öyle görünce gitmekten vaz geçti ve geldi sikimin üstüne oturdu, ata biner gibi, oturup kalkmaya başladı. Baktım yarak tadı almış gitmiyor, onu zorla gönderdim, “Başımızı belaya sokacaksın, çocukları uyut gel, sabaha kadar sikişeceğiz!” dedim. Raziye abla gönülsüz gönülsüz gitti…
Televizyonu kapatarak çocukların yatağını açtı ve “Çabuk uyuyun!” dedi. Çocukların odasının kapısını da kapatarak kilitledi ve bizim odaya, daha doğrusu kocasının yatak odasına geldi, çırıl çıplak soyundu ve üstüme zıpladı. Hemen yarağımı eline alıp yalamaya başladı. Ben de onu üstüme çekerek, sikim ağzındayken, amını yalamaya koyuldum. Sikimi gırtlağına kadar alıyor sonra çıkartıyordu, resmen ağzını sikiyordum. Taşaklarımı da sıvazlıyordu. Onun amı da ağzımdaydı, yalıyordum. Baş parmağımı amına geçirmiş, işaret parmağımı da göt deliğine zorluyordum. İkimiz de zevkten kıvranıyorduk. Çok geçmeden bacaklarını sıkarak titremeye başladı, amının suyu ağzıma akıyordu, gerçekten de Raziye ablanın amı çok suluydu, şeftali gibi…
Artık sikmenin zamanıydı. Onu sırt üstü yatırdım ve bacaklarını omuzuma aldım, ben de çömelir gibi yarağımı amına geçirdim. Ve ilk başlarda yavaş siktim, sonra giderek hızlandım. Hiç pozisyon değiştirmeden sikimi amından çıkartıp soktum. Boşalacağımı anlayınca yavaşlıyordum, soğuyunca birdaha hızlanıyordum. Raziye ablanın pestili çıkmıştı, boşalmam için yarvarıyordu. Ama kafama koymuştum, onu yarrağa doyuracaktım. Yaklaşık bir saate yakın siktim, ben de yorulmuştum, en sonunda içine boşaldım…
10 dakika dinledikten sonra Raziye abla benim gideceğimi sanıyordu, ama benim daha gitmeye niyetim yoktu. Necla ablayı da, Raziye ablayı da kaç keredir hep amdan sikmiştim, ama hiç göt sikmedim. Ve Raziye ablanın götü tam sikime göreydi. Raziye ablanın memelerini ağzıma aldım, emerek somuruyordum, elimi de amına götürmüş okşuyordum. Arada bir parmağımı amına daldırıyordum. Raziye ablanın amı bir daha sulanmaya başladı. Memelerinden göbeğine, ordan da amına geçtim. Amını yalarken parmağımla artık götüne baskı yapıyordum. İşaret parmağımı da amına soktum, Raziye abla kendini bana bırakmıştı, kalçalarını oynatıyor, Ahhh Ohhh sesleri odada yankılanıyordu. Umarım çocuklarına kadar gitmiyordur ve umarım uyumuşlardır çocukları…
İkinci parmağımı da götüne soktuğumda, Raziye abla hiçbir şey demiyordu. Ben de bacaklarının arasında yerimi aldım, ilk başlarda amına yarağımı sapladım. 10 dakşka git gelden sonra amından yarağımı çıkartıp göt deliğine bastırdım. Sikim am suyula ıslaktı, biraz zorladıktan sonra götüne kaydı, iyice bastırdım tamamen sikim götündeydi, elimi de amına götürmüş okşuyordum. Götüne git gele başladım, ama Raziye ablanın hiç bağırmadığı dikkatimi çekmişti. “Raziye abla götün genişmiş!” dedim. Raziye abla da, “Eee 15 yıldır yarak yiyor, tabiki geniş olacak, olmasın da ne olsun?” dedi ve anlatmaya başladı, kocasıyla daha evlenmeden önce göten kendini siktirmiş, ondan sonra da kocası hep Raziye ablanın götünü sikiyormuş…
İlk başta götüne yavaş sok çıkart yapıyordum, sonra git gide hızlandım. Tam hız git gel yapıyordum. Elimle de amını okşuyor, parmaklarımı amına sokuyordum. Raziye abla inleye inleye orgazm oluyordu. Ben de ikincisine gelecektim. Tam bu sırada Raziye ablanın 5 yaşındaki oğlu ağlmaya başladı. Raziye abla da altımdan kaçar gibi oğluna bakmaya diye kalktı. Tam kapının ağzındayken çırılçıplak olduğunu farketti ve hemen geri gelip elbiselerini gimeye çalıştı, ama ben bırakmadım, birdaha domaltarak amına soktum. Oruspu işini iyi biliyordu, bacaklarını sıktı, dolyısıyla benim sikimin de giriş çıkışlarını daraltıyordu. Ben fazla dayanamadım ve içine dölerimi fışkırttım…
Raziye abla hemen üstünü giyinip, “Sen de giyin hadi!” diyerek, gitti çocuğunu tuvalete götürdü. Sonra tekrar getirip uyuttu. Yatak odasına geldiğinde, beni çırılçıplak görünce, “Eee, gitmiyormusun?” dedi. “Yok, daha gitmeyeceğim!” dedim. Raziye abla da, “Ne yani, daha sikişecekmisin?” dedi. “Ne oldu abla, yoksa yoruldun mu?” deyip, Raziy ablayı yatağa çektim ve dudaklarına yapıştım. Ordan boynuna, kulak memesine, ordanda ensesine, yalamaya koyuldum. Raziye abla inlemeye başladı, kalçasını oynatıyor, belli ki içine yarak istiyordu. Ama ağırdan alacaktım. Elimle de memelerini okşuyor, meme uçlarını parmaklarımın arasında sıkıyordum. Raziye ablanın arkasına geçtim, ensesini, kulak memesini emer yalarken, memelerini de okşuyordum. Sikimi de kalçasının arasına sokmuştum. Raziye abla okadar azmıştı ki, eliyle sikimin başını amına sokmaya çalışıyordu. Kalçasını kaldırıp sikimi amına sokmaya çalışması beni daha da azdırıyordu. Ama sokmadım, Raziye ablayı iyice kıvamına getirecektim…
Yaklaşık 20 dakika sevişmekten sonra, onun yan uzanmasını sağladım, bir bacağını da karnına doğru çektitirdim, ben de diğer bacağın üstüne oturdum. Amı vıcık vıcık karşımdaydı. Sikimin başını amına soktum, üst bacağı baskı yaptığından am girişi daralmıştı. Ben de biraz daha baskı yaparak, sikimi köküne kadar sapladım Raziye ablanın amına. Raziye abladan yine Ahh Ohhh sesleri çıkmaya başladı, “Böyle sikilmek ne güzelmiş, devam et Nuriciğim, kocam sana kurban olsun, 15 yıldır böyle sikememiş beni, birde ben kocam iyi sikicidir diye hava atıyordum karılara!” deyip, Ahhh! Ohhh! sesler çıkarta çıkarta orgazmlar oluyordu. Ben Raziye abla da iki kere üst üste boşalmışım, gün boyu 4 kez idi. Eğer şimdi de gelirsem 5 olacak. Ama ben de biliyorum ki, istersem iki saat dur duraksız sikerim boşalmadan. Ne kadar geçtiğini bilmiyorum, ama saate baktığımda saat 4 olmuştu. En çok sevdiğim pozisyon, onu domaltarak sikmeye dönderdim ve sikmeye devam ettim. Fakat domalan kadını sikmeye dayanamıyorum, hemen geliyorum. 5 dakika geçmeden içine dölerimi boşalttım…
Çok acıktığımı, acele bana yiyecek birşeyler getirmesini istedim. Raziye abla da hemen kalktı bana yiyecek birşeyler getirdi. Yemeğimi yedikten sonra, Raziye ablanın amından öperek evinden çıktım…
[Nuri]

Koyun Keçi Sağan Ablaların Amları! (1)



Koyun Keçi Sağan Ablaların Amları! (1) (Nuri 18 Y., Urfa / Türkiye)
Selam, ben Urfadan Nuri, 18 yaşındayım. Orta okulu okuduktan sonra derslerimin çok kötü olmasından babam beni Liseye göndermedi, beni köyde çoban yaptı. Sabah kalkıyordum, 3 ailenin hayvanlarını (Koyun ve keçlerini) otlatmaya götürüyorum. Hayvanları sağmaları için, saat 10 gibi köye yakın yere getiriyordum. Hayvanların sahipleri Necla, Raziye ve Gülsüm ablalar, her gün saat 10 gibi gelirler, hayvanlarını sağar ve
giderlerdi. O gün Necla abla misafirleri olduğundan gelememişti. Sadece Raziye ve Gülsüm ablalar hayvanlarını sağıp gittiler. Burda saat 10’dan 15’e kadar çok sıcak olduğu için hayvanlar otlatılmıyor. Sonra hayvanları gölgelik bir yere götürürdüm, kendim de bir ağacın dibini makam odası yapmıştım. Hayvanlar gölgede yatarken, ben de orda dinleniyordum…

Ablalar süt sağarlarken çömeldiklerinde, bazen etek giydiklerinde külotları görünürdü, ağacın altında yatarken o manzaraları düşünmeye başlardım ve külotlarının içindeki amlarını hayal ederdim. Tabiki sikim de hemen kalkardı. O ağacın oraya pek kimseler uğramazdı, ben de rahattım. Yine pantolonumu külotumu çıkartıp, kadınların amlarını düşünerek sikimi sıvazlamaya başladım. 31 çekmeye öyle dalmışım ki, Necla ablanın yanıma kadar geldiğini farketmedim bile, taki Necla abla, “Oooo Nuri bey, kolay gelsin!” deyinceye kadar. (Necla abla hayvanları nereye getireceğimi bildiğinden hayvanlarını sağmaya gelmişti!). Ben ne yapacağımı bilemez bir halde sikim elimde kalakaldım. Necla abla sırıtarak sikime bakıyordu, “Sikin de baya büyükmüş Nuri! Nerede büyüttün onu öyle bakayım? Keçilerimizi koyunlarımızı sikerek, öyle değil mi?” dedi. “Şey… Abla valla sikmedim! Ne olur kimseye söyleme abla, babam beni döver!” diyerek yalvarmaya başladım. “Söylemem, ama bir şartım var, sütleri benimle eve kadar getireceksin!” dedi. “Tamam abla, istersen hayvanları da ben sağayım, yeter ki kimseye söyleme!” dedim. Necla abla da, “Hadi pantolonunu giyin de, gel bana yardım et!” dedi.
Necla ablanın hayvanlarını tek tek kaldırıp yanına götürüyordum, o da sağıyordu. Sağma işi bitince, yaklaşık 50 litrelik sütü, iki ayrı güğümde topladık. “Abla el arabası nerde?” diye sordum. O da, “Sen bana yardım edeceksin diye getirmedim!” dedi. Neyse, dinlene dinlene süt güğümlerini evine kadar götürdüm. Kpıya bıraktım ve “Tamam mı abla, ben gidiyorum.” dedim. “Aaa dur bekle, bu kadar yardım etmişsin, dur sana yemek vereyim de öyle git!” dedi. Ben de bekledim. Necla ablanın dört çocuğu da içerdeydi. Benimle okula gelen kızı Sevgi de evdeydi. O halen okula gidiyor, Lise 3’e geçmişti. Necla ablanın yemek getirmesini ayakta bekliyordum, Sevgi de, “Nuri gel otur, ayakta niye bekliyorsun?” dedi. Terden sırıl sıklam olmuştum, sandalyeye oturdum. Necla abla yemeği getirdi verdi. Ben hiç sesimi çıkartmadan yemeği aldım gidiyordum, Necla abla seslendi, “Nuri dur, havalar çok sıcak, sana buz da vereyim, soğuk su içersin!” dedi. Bende durdum. Aslında işkence çekiyordum, biran evel ordan gitmek için can atıyordum. Dışarıya çıktım, kapının önünde buz bekliyordum. Necla abla buzu getirip bana verdi ve sesini kısarak, “Korkma aramızda kalacak, kimseye söylemem!” dedi. Ben de sesimi hiç çıkartmadan buzu aldım, hayvanların yanına döndüm.
Ertesi gün necla abla ile diğer iki abla birlikte hayvanları sağmayageldiler. Necla abla bana nuri yardım etsene. bendetabi abla dedim ve yardım ettim. Sağması bitince süt kabını el arabasına koyduk ben necla abla götürür diye beklerken nuri belim çok ağırıyor eve kadar yardım edermisin. Necla abla yardım ederdimde hayvanlar gider tamam dedi ve bana sırıtarak el arabasını sürmeye başladı. Bende hayvanlarımı gölgelik yere sürdüm. Arkam dönük gidiyordum birden dönünce bana doğru dönen ve çişini yapan raziye ablayı gördüm amcığı karşımdaydı. İçim gitti. O da benim gördüğümü görünce hemen kalktı. Yoluma devam ederek gölgelik yere gittim.
Ertesi gün yine 3 kadın da süt sağmaya geldiler. Yanıma gelince üçü de gülüşerek, “Nuri dün gözlerin bayram etti değil mi?” dediler. Ben kızarmaya başlayınca, Gülsüm abla, “Nuri sen hayatında hiç kadınların orasını gördün mü? diye sordu. Ben dahada kızardım. Susarak yanlarından uzaklaşmaya başladım. Necla abla beni çağırıp yardım istedi. Elim mahkumdu, yardıma gittim. İlk koyunun başından tutarak yanına götürdüğümde, birde ne göreyim! Necla abla eteğin altına külot giymemiş! Amcığı çıplak bir halde karşımdaydı. Aklım başımdan gitti. Sikime hakim olamıyordum. Necla abla anladı ki sikim kalkıyor, herhalde diğer kadınlar anlamasın diye, “Nuri sen otur, ben koyunları getiririm!” dedi. “Yok abla ben getireceğim!” deyip koyun keçileri hemen getiriyordum. Herseferinde amcığını görüyordum. Beni azgın azgın amcığına bakarken görünce, önce elini süt kovasına daldırıp, bana bakıp gülerek o sütlü elini amcığına götürerek amcığını okşadı biraz, sonra süt sağmaya devam etti. Benim artık ayakta duracak halim kalmadığından, Necla ablanın karşısına oturdum. Necla abla koyunları kendisi getirmeye başladı, her koyun getirdiğinde, özellikle karşımda çömeliyordu, ben de amına ve götüne kadar görüyordum.
Herkes işini bitirdi, sütlerini el arabasına koydular ve gitmek için hazırlındılar. Giderlerken Necla abla da, “Nuri hayvanlarını gölgeliğe götürdükten sonra eve gel, yemek vereyim!” dedi. Ben hayvanları gölgeliğe götürdüm ve hemen Necla ablanın evine yemek almaya gittim. Kapı kapalıydı, kapıyı çaldım. Necla abla kapıyı açtı, “Gel içeriye, otur, ben yemeğini hazırlayım!” dedi. Geçen oturduğum sandalyede oturdum. Necla abla mutfağa gitti geldi, yemeği bohçalarken karşımda çömeldi, ama ne çömelişti, yine amcığı karşımdaydı. Bunu bilerek yapıyordu. Benim baktığımı görünce, “Oğlum hiç amgörmedin mi? Ne öyle yiyecek gibi bakıyorsun?” dedi. “Hayır abla hiç görmedim, ilk defa görüyorum…” dedim. “Peki, güzel mi?” dedi. “Abla çok güzel!” dedim. “İstersen gel dokun, o zaman ne kadar güzel olduğunu anlarsın!” dedi. Hemen yanına gittim, elimi amına atarak okşadım. Gerçekten çok güzeldi dokunmak, sikim taş gibi olmuştu. Amcığını iyice avuçladım. İçim gidiyordu…
Necla abla kendini sırtüstü yere bıraktı, “Sen şimdi hiç am da sikmemişsindir, hadi sana kıyak yapayım, çıkar sikini amıma sok!” dedi. Ben dururmuyum, hemen pantolonumu külotumu çıkarttım, Necla ablanın bacaklarının arasına girdim. Necla abla sikimi tutarak biraz amına sürttü ve ucunu deliğin ağzına yerleştirdi, “Hadi sok!” dedi. İçeriye bastım, daha ucu girmişti, amının içi fırın gibi sıcaktı. Necla abla da kendini bana doğru kaldırıyordu, daha iyi içine girsin diye. Birden hepsini daldırdım Necla ablanın amına. Necla abla, “Aaaahhhh! Yavaş!” dedi. Sikim Necla ablanın amının içinde yanıyordu sanki, içi inanılmaz sıcaktı. Çok geçmeden ben uçuşa geçtim, Necla abla da sarsılmaya başladı. Ben ne olduğunu anlamamıştım. Daha sonra Necla abla bana söyledi, benim boşaldığımı, kendisinin de Orgazm olduğunu. “Bak Nuri, kadınlar öyle sarsılarak titrediklerinde Orgazm oluyorlar!” dedi. Ben o heyecanla hemen kalktım, üstümü giyindim ve (yemek almadan) evden koşarak kaçtım…
Necla ablanın evinde çıkınca hayvanların yanına gittim. Ama necla abla aklımdan çıkmıyordu. Hep onu düşünüyordum. Ertesi gün yine keçi koyunları sağmaları için getirdim. Necla ablanın tadı ağzımda kalmıştı. Necla ablayla diğer kadınlar hayvanlarını sağıp gitmeye hazırlanıyorlardı. Diğer kadınlar gidince, Necla abla bana, “Kaynım evde değil, gece 12 gibi onun evine gel!” dedi. Ben de ‘tamam’ anlamında başımı salladım. Nasıl akşam oldu anlamadım. Akşam yemeğini yedikten sonra biraz çıktım dolaştım. Sonra Necla ablanın kaynının evinin oraya gittim. Saat gece 12’ye biraz vardı. Baktım Necla abla yavaş yavaş geliyordu. Kapıyı açarak içeri girdi. Ben de biraz sonra içeri girdim. Işıklar kapalıydı, Necla abla koltukta oturuyordu. Ben ışıkları açmak istediğimde, Necla abla, “Hayır açma, sonra evlerine biri girmiş diye kimse gelmesin!” dedi. “Anladım!” dedim ve Necla ablanın yanına gittim…
Necla abla elimden tutup beni yatakodasına götürdü. Bana, “Üstünü çıkart!” dedi, kendisi de soyundu, zaten yine külot yoktu altında. İçeri çok olmasa da karanlıktı. Necla abla yatakta oturdu, ben de yanına oturdum. Elimi tutup memelerine götürdü ve dudaklarıma yapıştı. Kendini yatağa bırakan Necla abla elini sikime atarak okşamaya başladı. Ben de dudağından sonra memelerini emmeye başladım. Kafamı aşağıya amına bastırınca amına geçtim, amını yalamaya başladım. Necla abla hafif hafif inliyordu. Amını parmaklıyordum, klitorisini ağzıma alıp emiyordum. İki parmağımı da amına sokup sokup çıkartıyordum. Sonra baş parmağımı amına soktum, işaret parmağımı da götüne soktum, amın dudaklarını yalıyordum. Parmaklarımı da sıkıp sıkıp bırakıyordum. Necla abla ensemden tutarak beni kendine doğru çekti, “Hadi sik beni artık!” dedi. Ben de bacaklarının arasında yerimi aldım. Bacaklarını kaldırdı omuzuma koydu. Ve sikimi hedefine doğru götürdü, “Hadi sok!” dedi. Önce sikimin başını soktum ve birden bastım hepsini soktum. Necla abla yine, “Aaahhh! Ohhhh!” demeye, ben de git gele başladım.
Ben pompaladıkça Necla abla da, “Oooofffff! Canımı çıkarttın, ne güzel sikiyorsun!” diyordu. Necla abla sarsıldı, titredi, Orgazm oldu. Ben daha boşalmamıştım. Porno filimleri izlediğimde kadınları arkadan da sikiyorlardı. Ben de Necla ablayı domaltarak arkasına geçtim. Götüne sokmak istediğimde, elini arkaya atıp sikimi yakaladı ve “Hayır olmaz!” diyerek, sikimin ucunu tekrar amına yerleştirdi. Ben de kalanını geçirdim ve yavaş yavaş sikmeye başladım. Sikim tam girince biraz geri çektim ve geri soktum. Sonra da amını hızlı hızlı sikmeye başladım. Necla abla acayıp sesler çıkartıyordu. Elimle memelerini sıktım ve arkadan da amına sokup çıkarıyordum. Necla abla amına iyi gireyim diye götünü iyice kaldırmıştı. O pazisyonda 15-20 dakika siktim amını, artık boşalacaktım, “İçine boşalayım mı?” diye sordum. “Evet, boşal!” deyince, ben de içine boşaldım…
Necla abla kalktı, giymek için elbiselerini arıyordu. “Necla abla ne yapıyorsun?” dedim. “Tamam artık, gidelim!” dedi. “Dur abla gitme daha, birazdan gideriz!” deyip Necla ablaya sarıldım. Elini sikime atınca taş gibi olduğunu gördü ve “Lan ne zaman kalktı bu yine, az önce boşaldın ya!” dedi. “Boş ver abla, sikimi yalasana!” dedim. Necla abla da, “Bak seeenn, neler de bilirmiş!” diyerek beni kırmadı ve sikimi ağzına alıp yalamaya başladı. Taşaklarımı da okşuyor ve sıkıyordu. Sikim ağzındayken onu yatağa uzattım, pornolardan bildiğim 69 olduk, ben de amına yumuldum, yalamaya başladım. Ben yaladıkça Necla abla kalçalarını oynatmaya başladı. Oofff ne güzel şeydi bu am yalamak, saatlerce am yalasam doymam. Sikimi ağzından çıkarttım ve bacak omuza yaptım, yarım saat siktim amını. Sonra ben uzandım, o da üstüme çıkarak sikimin üstünde zıplamaya başladı. En sonunda yine o çok sevdiğim posisyona geçtim, yani yine domalttım ve arkadan amına geçirdim. Biraz da öyle siktikten sonra yine amına boşaldım…
Necla abla, “Koçumm benim, çok güzel siktin beni!” dedi ve giyindik, yatakta biraz oturduk, sohbete başladık. Anlattı, ogün beni ağacın altında sikim elimde görünce, (bana kimseye söylemeyeceğine dair söz verdiği halde), gitmiş Raziye ve Gülsüme anlatmış. Onlar da, “Kız sen manyaksın, kendini orda Nuriye siktirseydin ya!” demişler. O da, “Yaa aslında benim canım da çok istedi, fakat yakalanırız diye korktum. Ama ne yapıp edip kendimi Nuriye siktireceğim!” demiş. Raziye de, “Siktir valla, durduğun hata, hem artık yaraksızlıktan kurtulursun!” demiş. Necla abla bana bunları anlatınca, ben de sordum, “Raziye ve Gülsüm ablalarda benle sikişmek isterler mi?” diye. O da, “Evet, sen istiyorsan onlar dünden istiyorlar!” dedi. “İstiyorum abla!” deyince Necla abla şaşırmıştı, “Çüşş artık! Oğlum ben sana yetmiyor muyum?” dedi. “Doymadım abla, napayım?” dedim.
“Haadii yaaa? Yani şimdi beni birdaha sikebilirmisin?” dedi. “Evet abla, istersen birdaha sikişelim!” dedim. Necla abla suratıma hayretle bakarken eteğini kaldırdım, bacakların arasına girdim. Pantolonumu tam çıkartmadım, dizime kadar indirdim ve kalkık sikimi amına bastırdım. Ve durmadan amına git gele başladım. İki kere boşaldığımdan üçüncüye geç gelecektim. Necla abla, “Belim ağrıdı, kalk!” deyince, ben de kalktım. Hemen arkasını döndü ve domaldı. Arkasına geçtim, arkadan amına geçirince, Necla abla yine, “Ayyy! Ooofff! Aaahh! Oooohhhh!” diye inlemeye başladı. Pompalarken, “Necla abla böyle güzel oluyor mu?” diye sordum. “Evet, çok güzel oluyor! Bitirdin beni! Haaadiii artık boşalsana!” dedi. “Tamam abla!” dedim ve hızlandım. Necla abla nefes nefese kalmıştı, inlemeleri yükselmişti, “Ooofff yeter, canım çıktı, söz sana Raziyeyi de, Gülsümü de siktireceğim, boşal artık!” dedi. Ben de çok geçmeden boşaldım. “Lan Damızlık, sen ne azgın şeymişsin öyle!” diyerek beni öptü ve hemen toparlandık, çıktık. O evine gitti, ben de evime geldim…
[Nuri]

Ögretmeni sikiyor



Komşumuz Elvan Abla (sex hikayeleri)


Bizim oturduğumuz sokakta çapraz apartmanın bodrum katında oturan karı koca bir komşumuz vardı. Bu komşumuz 1 yıl önce köylerinden gelmişlerdi İstanbul’a. Ben kadını ilk gördüğümde, (İşte! Köylü güzeli dedikleri bu olsa gerek!) demiştim. Kadının adı Elvan, boy 1.65 falan, yaşı en fazla 30, memeler birer füze sanki yırtıp çıkacak üstündekileri, kalçalar dolgun mu dolgun, kadın tam türbanlı değildi de, ama başı hep tülbentle yarım örtülüydü. Ben hasta olmuştum onu görünce, yarağım kazık gibi olmuştu. Hatta taşınırlarken yardım bile etmiştimonlara, sırf Elvan ablaya biraz yaklaşmak için. 

Elvan abla mahallede bazı apartmanların merdivenlerini siliyordu, bizim apartmanı da o temizliyordu. Annemle de araları iyiydi, bazen sohbet ederlerdi, ayak üstü apartmanın içinde, bazen de annem eve davet ederdi, öyle konuşurlardı. Derken 5 ay önce bu kadının kocası bir kavgaya karışmış ve adam öldürmeye teşebbüsten 8 yıl hapis cezası ile yargılanacaktı, cezası tam belli değildi. Yine bizim apartmanı sildiği bir gün, annem yine eve çağırdı 5 dakika. Annem, “Ne oldu kızım ya? Tanrı sabır versin, ne yapacaksın şimdi tek başına?” falan dedi. Elvan abla da, “Ne yapayım abla, kocam çok ceza alırsa köye baba evine dönerim, az ceza alırsa ne yapayım, dayanırım...” dedi. 

Sonra kocasının cezası belli oldu, 3 sene yatacaktı hapiste. Elvan abla köye gitmedi, temizlik, ev işleri falan geçiniyordu tek başına. Bizim sokaktaki kadınlar da sahip çıkmıştı, ona kimse sataşmıyor, yan gözle falan bakmıyordu. Bu arada Elvan abla beni 3-4 defa ben parkta sevgilimle öpüşürken gördü. Bir defa da evde kimse yokken eve getirmiştim kızı, çatır çatır sikmiştim. O gün de Elvan ablanın temizlik günüymüş. Kapı zili çaldı, ben kapıyı yarım açtım, sikim de kalkık zaten. Ben kapıyı açınca direk sikime baktı, “Şeyyy, ben, annen...” falan bir şeyler saçmaladı. “Annem evde yok!” dedim nazikçe, kapıyı kapatıp, doğruca sevgilimi sikmeye içeri gittim. 

2 hafta sonra evde ben bir kaza geçirdim, çay yaparken çaydanlığın alt kısmının kulpu çıkınca, ben de refleks olarak çaydanlığı tutmaya çalıştım ve 2 elim de yandı. Eczaneye gidip ilk müdahaleyi yaptırdım, sonra doktora. Ellerim 1 ay sargıda kalacaktı. Zaten sevgilimden de ayrılmıştım, canım sıkkın evde oturuyorum. Azgınlığım da tavan yapmış, sikim sürekli kalkıyor, ama ellerim sargılı olduğundan 31 çekemiyorum. Kendi kendime, (Lan ben ne bok yiyeceğim 1 ay, duvara mı sürteceğim?) diyordum. 15 gün geçmişti ellerim yanalı. Yeniden doktora gösterdim, daha iyileşmediğini, en az 3 hafta daha sargıda kalması gerektiğini söyledi. Tabi benim moral alt üst oldu. Yine 31’siz ev hapsi başladı benim için. 

Fakat o hafta içi Salı günü öğlene doğru zil çaldı, kapıyı zar zor kolumla açtım. Baktım Elvan abla, “Şu kovaya temiz su isteyecektim...” dedi, ama ellerimi sargılı görünce, “Canım ne oldu ellerine böyle? Annenden duydum ama bu kadar kötü olduğunu bilmiyordum!” dedi. Ben de, “İçeri geç suyu sen al Elvan abla, ben birşey tutamıyorum!” dedim. Elvan abla içeri girdi, banyoya doğru gitti, ben de peşinden gidiyordum. Aman Tanrım! O nasıl kalçalar öyle! Bir de domaldı önümde kovayı doldururken! Sikim bir kalktı, resmen kazık. Ben dalmışım bakıyorum götüne, birden Elvan abla arkasına dönünce, benim kalkık sikimle yüz yüze geldi. Gözleri nasıl büyüdü! Ben de utandığım için hemen arkamı döndüm, salona doğru yürüdüm... 

Elvan abla da arkamdan salona geldi ve “Karnın aç mı? Annen de yok evde, birşeyler hazırlayayım sana...” dedi. Ben de gerçekten acıkmıştım, üstelik annem de akşam gelecekti. “Açım, ama hazırlamak yetmez, ben ellerimi kullanamıyorum, birinin yedirmesi lazım.” dedim. Elvan abla, “Hazırlarım da, yediririm de, seni bırakmam böyle!” dedi. Ama gözü sürekli kalkık sikimde. 

Elvan abla mutfağa gitti, bir sandviçle, bir bardak meyve suyu getirdi. Bana iyice yaklaştı ve bana yedirmeye başladı. Ama benim gözler bu sefer memelerine kaydı Elvan ablanın. Kadının hemen dibimde memelerinin arası olduğu gibi gözlerimin önünde, sikim daha beter kalktı, eşofmanın altından kalp gibi atıyor. Ben sikime bakınca her atmasında hareket ettiğini görüyordum. Elvan abla da gözünü sikimden alamıyordu. Derken meyve suyunu içirirken üstüme döktü ve “Eyvah, ne olacak şimdi?” dedi. Ben de, “Birşey olmaz, akşam değişirim annemler gelince.” dedim. Elvan abla, “Olur mu böyle akşama kadar, ben yardım ederim, değişirsin şimdi!” dedi. Benim odama gittik... 

Dolaptan bana temiz alt eşofman ve bir tişört çıkarttı. Sonra, “Donların nerede?” deyince, ben iyice tahrik oldum. Yerini gösterdim, bana bir de boxer çıkarttı ve “Hadi değişelim üstünü!” dedi. Tişörtümü çıkartmaya başlayınca ben delirmeye başladım. Sonra da bana ayağa kalkmamı söyledi ve eşofmanımı indirmeye başladı. Ama ön taraf, sikim kalkık olduğundan inmiyordu. Elvan abla sonunda dayanamadı ve “Bu ne yaa, eve girdiğimden beri bu böyle!” diyerek, sikimi hafif yukarı itip eşofmanı çıkarttı. Ama bu seferde sikim yukarı doğru baktığından boxerımın bel tarafından kafası ve bir kısmı dışarı çıkınca, Elvan abla dondu kaldı, nefes alışverişleri değişti. Sonra da boxerımı yanlardan aşağı indirince, benim sikim tüm ihtişamıyla meydana çıktı... 

Elvan abla da eminim zor tutuyordu kendini. Kocası hapiste olduğundan, onun da amına kaç aydır yarak girmiyordu. Hafif titrek sesle, “Terden yapış yapış olmuşsun, nemli bezle silmek lazım!” dedi ve içeri gitti. Bir nemli bezle geldi ve bezi vücuduma sürdüğü anda benim sikim tak tak atmaya başladı. Sonra bacağımı silerken kolu sikime çarpmaya başladı ve bana, “Engin, kaç gün oldu elin yanalı?” dedi. “17 gün.” dedim. Elvan abla da gülerek, “O yüzden senin yaramaz böyle, tabi hiç bir şey yapamıyorsun da...” dedi. Ben de, “Nasıl yapayım, bir şey tutamıyorum ki!” dedim. “Kız arkadaşın yardımcı olsa...” dedi. “Ayrıldık!” dedim. Biraz durakladı, “Ben sana yardımcı olacağım, ama sen de bana yardımcı olacaksın! Tamam mı?” dedi. “Nasıl?” dedim... 

“Kocam hapiste biliyorsun, benim canım da çok istiyor, sen de zor durumdasın, birbirimize yardımcı olacağız, tamam mı?” deyince, ben hemen, “Tamam, ne olur başla, delireceğim şimdi!” dedim. Elvan abla birden sikime bir yapıştı, başladı sikimi yalamaya, bir yandan da 31 çektiriyor. Ben dayanamadım ve 1 dakika sonra, “Geliyorum!” dedim. Öyle şiddetli boşaldım ki ağzına, spermlerim ağzına doldu taştı, sikim elinde hakim olamadığı itfaiye hortumu gibi, sağa sola fışkırıyordu döllerim. Halı, yatak, duvar, Elvan ablanın yüzü, üstü başı... her yer döl oldu. Eee, dile kolay, tam 17 gündür 31 çekemiyordum ve yanardağ gibi patlamıştım... 

Sikim Elvan ablanın elinde dimdik duruyordu halen, “Sen rahatladın, şimdi rahatlama sırası bende!” dedi ve komple soyundu. Tanrım! O ne biçim güzellik öyle! Sikim yine başladı kalp gibi atmaya. O da felaket azmıştı, amını hemen sikime hizalayıp, üstüne oturmaya başladı, fakat zor giriyordu. Ahhlaya, Ohhlaya hepsini aldı içine ve başladı zıplamaya. Nasıl zıplıyor ama! Her zıplayışında benim kasıklarım acıyordu. O zıplarken benim sikim de amına saplanıp duruyordu. 2 dakika ya geçti ya geçmedi, bu iyice hızlandı ve titremeye, ardından öyle şiddetli boşalmaya başladı ki, ben de dayanamadım onun o hallerine ve içine şiddetli biçimde tekrar boşalmaya başladım... 

Normalde 2. boşalmalarım ilkine göre fazla şiddetli olmazdı, ama kaç gündür hiç bir şey yapamadığımdan, 2. boşalmam da şiddetliydi. Elvan abla ile boşalmalarımız bitince üstüme yattı ve “Ben daha kötü durumdayım, tam 5 ay oldu bu am yaraksız!” dedi. Sonra da sırtüstü yanıma uzandı. Ben Elvan ablanın vücudunu izlemeye başlayonca sikim de tekrar kalkmaya başladı. Memelerini yalamaya başladım ve “Hastayım senin bu memelerine!” dedim, hafif dişleye dişleye emiyordum. Üzerine doğru doğruldum ve amına doğru sikimi getirdim, sokmaya çalışıyordum, ama deliği tutturamadığım için girmiyordu, ellerimi de kullanamıyorum. Elvan ablanın sikimin kafasını amının deliğine yerleştirmesiyle, 1 seferde köküne kadar soktum ve Elvan abladan derin bir, “Ohhhhh!” geldi... 

Patronun kürt karısı Fehime ve şöför (2)


Önceki hafta tanık olay öylesine etkilemişti ki beni, bu haftayı ip ile çekmiştim fakat o gün marketin karşısında komşunun düğünü vardı. Kesin yatar bu iş dedikten sonra kesip bir kenara attım, yine de içim rahat etmedi, ne olur olmaz diye gidecektim. Akşama doğru Fehime ablayı düğünde oynarken gördüm, genç kızlardan daha çok göze çarpıyordu, üstüne giydiği ve tüm vücut hatlarını belli eden koyu kırmızı bir kaftan, iri göğüslerini ve dolgun kalçasını daha net açığa çıkaran gümüş bir kemer ile süslenmişti.

Hava kararmaya yakın dükkana gittim ve bütün hafta boyunca düzenlediğim yere pustum ve tam onların seviştiği yeri net gören bir delikten depoyu dikizlemeye başladım. Artık onların geleceğinden umudumu kesmişken, Fehime ablanın sesini duydum: yarım yamalak türkçesi ile “ben sana kaç defa dedim bugün düğün var yakalatacaksın beni, makyaj bahanesi ile kandırdım arkadaşları” diye sürekli kızışıyordu.

Murat daha fazla çeneye dayanamadı ve Fehime ablanın iri yapısına ve uzun boyuna rağmen bir çırpıda kucakladı ve hemen çaprazımdaki masaya yatırdı, Fehime abla masadaki tüm eşyaları bir çırpıda yere attı ve bacaklarını açtı.
Murat, masanın üzerinde uzamış olan Fehime ablayı kendine doğru çekti ve Fehime ablanın giydiği kaftan beline kadar sıyrılmıştı, yine de rahat edemem diye kaftanı sıkı sıkıya saran gümüş rengi kemeri çözdü ve kemerin kalın tarafı yüksek bir sesle masaya düştü. Murat’ı olduğum yerde çok rahat görebiliyordum, Fehime ablanın k*lotunu çıkarırdı ve köşeye fırlattı. Fakat asıl sürprizi Fehime ablanın amc*ğını gördükten sonra yaşadım, her bir yanağı şeftali gibi şişkin ve kabarıktı, olduğum yerden bile şişkinliği çok net belli oluyordu.
Murat, Fehime ablanın amcığını parmaklıyor ve en tepesini diliyle adeta şerbet içer gibi emiyor, vantuz gibi amc*ğın her yerini içine çekiyordu.

Murat artık dayanamayacak olacak ki, fermuarını çözdü ve bir yandan Fehime ablanın amc*ğını yalamaya devam ederken diğer yandan da kocaman s*kini sıvazlamaya başladı. O esnada Fehime ablanın telefonu çaldı, Kürtçe konuştuğu için, anladığım kadarıyla düğünden arıyorlardı, oda hiç bir şekilde istifini bozmadan: makyajını tazelemeye devam ettiğini söylüyordu. Murat, Fehime ablanın kızaran amc*ğının yanaklarını teker teker emiyor, ağını tümüyle içine görmüyordu.

Murat tüm gücü ile Fehime ablayı tekrar kendine doğru çekti, masada biraz kaydı ama Fehime ablanında kalça kısmı tamamen boşluğa gelmişti ve yere düşmemek için masanın kenarından tutuyordu. Murat, elini s*kinden çekti ve iki eliyle Fehime’nin amc*ğının yanaklarını her iki yana yarmak istercesine açtı, o esnada Fehime abla, Murat’a telefonla konuştuğu için sadece kaşlarını kaldırdı ve yapmaması için önce tehditkâr bir şekilde baktı, ardından Murat’ın son derece ciddi olduğunu görünce yalvararak baktı fakat Murat çoktan niyeti bozmuştu. Ben bunu da yaparsa helal olsun artık dedim içimden. Murat, Fehime ablanın bınzır*nı emmeye başlayınca Fehime abla elektrik çarpmış gibi ağzını kapattı ve kıpkırmızı olan yüzünden anladığım kadarıyla nakavt olmuştu, acele ile telefonu kapattı ve köşeye fırlattı. Ben artık Fehime ablanın işi tamam diye düşündüm, ne halde olduğu attığı zevk çığlıklarından çok iyi anlaşılıyordu. Bir an acımıştım zavallı kadın resmen kapana kısılmıştı. Fehime abla bile tahmin edemeyeceği şekilde hassas yerinden yakalamıştı, her dil atışında amc*ğın kenarını elleri ile daha fazla açıyor ve bınzır*nı ağzında mengene gibi sıkıştırıyordu. Fehime ablanın her iki yana düşen ayaklarındaki topuklu ayakkabılar en uca kadar gelmişti ve bir tanesi sarkan ayaktan düştü fakat Murat hiç bir şekilde istifini bozmadan, neredeyse buruna kadar ağzının büyük bir kısmı Fehime ablanın amc*ğının içinde define arar gibi bulduğu hazineyi emiyordu ve ara sıra biriken zevk suyunu höpürdetir gibi abartılı sesler ile çekiyordu. Fehime ablayı bu şekilde çaresizce çırpınırken göreceğim hayatta aklıma gelmezdi, hatayı boyunca çalışarak ve emek harcayarak bir yere gelmiş, iş yerinde o sert yüzü ve duruşundan taviz vermediği için saygı duyduğum

heybetli kürt kadını gitmiş, hayatını rahatlık içinde geçirmiş yakışıklı bir İstanbul çocuğu tarafından deyim yerindeyse zevk kıskacına yakalanmış birisi gelmişti yerine.
Fehime abla artık delirmiş vaziyette Murat’ın saçını, elbisesini yoluyor ve geriye doğru itiyordu, artık takati kalmamıştı, gözleri şuursuz bir şekilde dönüyor ve sadece beyaz yerleri kalıyordu.
Fehime abla birkaç saniye sessiz kaldı ve ardından elektrik çarpmış gibi sarsıla sarsıla b*şalıyordu. Murat, iki eliyle Fehime ablayı tutmuş zapt etmeye çalışıyordu. Fehime abla, perişan ve kıpkırmızı bir halde masadan indi ve yere çömeldi, makyajı akmış ve yüzüne bulaşmıştı. İşte şimdi makyaja ihtiyacı var diye geçerdim içimden. Murat, Fehime ablanın elinden tutarak ayağa kaldırdı ve üstünü düzeltmesi için yardımcı oldu “ öldüm be! O neydi öyle, gitmem gerekiyor çok geciktim” dedikten sonra üstün körü bir makyaj yapıp Murat’ı öptü. Fehime abla etrafı kolaçan ettikten sonra muradı yolladı, kısa bir süre sonra kıyafetini ve tülbendini eliyle düzelttikten sonra hızlı adımlarla uzaklaştı. Her ikisi çıktıktan sonra bunları işi kolay kolay bitmez. Murat, Fehime ablayı s*kmeden bırakmaz diyerek yerimi diğer haftaya hazırlamak için hiç bozmadım.

Patronun kürt karısı Fehime ablayı şoföre verirken


Anlatacağım olay çocukluk yıllarımın geçtiği Adana’da benim başımdan geçmiş olmasa da tesadüf eseri tanık olduğum ilginç bir anımdır.

O zamanlar orta okula gidiyordum. Okul yaz tatiline girince babam boş gezip sağda solda serserilik yapacağına okul harçlığını çıkarsın diye iki sokak ötedeki toptancıda işe soktu.
Toptancı orta büyüklükte bir yerdi, sahibi senenin büyük bir bölümü Irak’ta inşaatlarda çalışarak geçiren birisiydi. O çalışmaya gittiğinde marketi eşi çalıştırıyordu. Adı Fehime idi: orta kilolarda, biraz uzun boylu ve esmer tenli, ilk görüşte herkesin dikkatini çekecek bir fiziğe vücuda sahipti. Mahallede elbette güzel kadınlar vardı fakat Fehime ablanın ayrı bir seksiliği vardı.

Fehime abla: 39 yaşlarında, iki çocuk sahibiydi, büyük çocuğu şehir dışında ünv. okuyordu. Kendisi aslen Şırnaklıydı, üstte kaynanası ve kayınları alt katta kendileri oturuyordu. Şivesinden dolayı kırık ve yarım yamalak Türkçe konuşuyordu. Daha önce sadece ev kadınlığı yapmış olmasına rağmen kısa zaman içinde iş yerini çekip çevirecek kadar kabiliyetli biriydi.

Benim iş hakkında fazla bilgim olmadığı için daha çok paspas at, kolileri diz ve malları arabaya yükle gibi ayak işlerini yapıyordum. En çokta yeri sürmeyi ve paspası iple çekiyordum. Fehime abla, hesap yaparken çaktırmadan tüm vücudunu süzüyordum.
Fehime abla, çoğu zaman koltuğa oturmadan domalır vaziyette, bir yanda hesap makinesi diğer yanda defter alıp harıl harıl bir şeyler hesaplıyordu. Hafif esmer teni ve kapkara gözleri ile adeta manken gibiydi. Başına taktığı tülbent: Kürt kadınlarının taktığı, türbana benzeyen siyah, saydam ve kenarları altın rengi işlemeli baş örtüsünü tam olarak başına sarmaz uçları beline ve masaya değecek şekilde rahat takardı. Göğüsleri fit vücuduna rağmen hafif iri ve top gibi yuvarlaktı. Giydiği dar gömleğin düğmelerini adeta patlatacak gibi sıkıyordu. Çevreden dolayı kısa etek giyemezdi onun yerine ayak bileklerine kadar inen kot yada kumaş etek giyerdi, eteği uzun olduğu kadar kalçalarını sıkacak kadar dardı, öylesine sıkı giyerdi ki dikkatli baktığınız zaman altında giydiği külotun en İnce ayrıntısını kadar belli oluyordu.
En çokta, sahip olduğu düzgün fiziğinin altına giydiği topuklu ayakkabılarla sosyetik yürüyeceğim diye kalçalarını sağa sola yatırması daha çok hoşuma gidiyordu. Kapıya doğru yürüdüğü zaman topuklulardan çıkan sesler dükkanı içinde yankılanıyordu. Bir çok kez bir şeyler indirirken müşterinin her tarafını gözü ile yiyecek gibi süzdüğüne şahit oldum. Kocası en fazla bir kaç ay kalırdı, para hastasının tekiydi, buradaki işlerini halleder etmez hemen geri çalışmaya kaçardı.

Gel zaman git zaman, işi iyi kötü kavramıştım, ilk başlarda zorlandığım bir çok işi artık rahatlıkla yapıyordum. müşteriye bakıyor etrafı toparlıyordum, yine de iş yorucu değil desem yalan olurdu, özelikle arka taraftaki depo düzenlemek malları arabaya yüklemek neredeyse tüm günümü alıyordu.
Arka kapıdan depoya mallar gelir ve istif edilirdi. En çokta dükkanın şoförü Murat ile iyi geçiriyordum, kendisi tam bir İstanbul piçiydi: ağzı iyi laf yapıyor ve pazarlama gücü kuvvetli, yapılı, uzun boylu ve yakışıklı birisiydi. Ürünleri Murat getirip götürdüğü için en çok yüz göz olduğumuz kişide oydu. Özelikle patronun karısı ile araları iyiydi. Fehime abla, sık sık Murat ile şakalaşır ve dalaşırdı, Murat'a bir kaç Kürtçe kelime bile öğretmişti, ‘ Bi xer hatin' (hoş geldin), oxhir ve (güle güle). Hatta Fehime abla, aralarında dokuz yaş olmasına rağmen ileri giderek, kızdığı zaman sikerim seni anlamına gelen ' ez tennım' kelimesini Murat’a karşı sık sık kullanıyordu. Murat’ta patronu ve yaşça büyük bir ablası olmasına veriyor diye düşündüm gülüp geçiyordu.

Pazar günleri tek dinlenebildiğim gündü, o gün de ailem pikniğe gidecekti, benimde gelmemi istediler fakat pazartesi işler yoğun olacağı için uzanıp dinlenmek istedim. Akşam beş gibi uyandım bizimkiler daha gelmemişti, o dakikadan sonrada uyku tutmadı. Ne yapacağım derken aklıma pazartesi gününün ne kadar yoğun olacağı geldi, dükkanın anahtarı bende olduğu için en azından yarınki işleri hafifletirim diye iş yerine doğru yola koyuldum.

O gün mallar gelmeyecek olmasına rağmen dükkanın arka kapısı açılmıştı. Biraz daha yaklaştığımda şoför Murat’ın arabasını biraz uzağa park edilmiş olarak gördüm, sonuçta tanıyorlar misafirliğe gelmiştir diye düşündüm fakat neden buraya değilde uzağa park etmiş, Etrafta bir gariplik vardı. Kapıyı hafifçe iteklediğimde kilitli olduğunu fark ettim.
Kapıyı açıp içeri girildiğim anda Fehime’nin sesi ve yanında başka bir erkeğin sesi de geliyordu. Bir kaç adım attıktan sonra ne göreyim: Bizim patronun karısı Fehime abla, elleri ile Murat’ın bacaklarını iyice kavramış sikini yalıyordu. Şaşkınlıktan neredeyse küçük dilimi yutacaktım, gördüğüm duruma mı şaşırmayım yoksa Fehime ablanın tıpkı porno yıldızları gibi sakso çekişine mi? Hem de ne sakso, adamın sikini koparacak gibi büyük bir iştahla yalıyordu.

Hızlıca görünmeden uygun bir yere geçtim ve önümdeki manzarayı izlemeye başladım. Fehime ablayı her ne kadar seksi bulmuş olsam da: daha çok kocasına sadık bir eş, bir ev kadını ve iffetli bir kadın olarak biliyordum. Sanki o mahallenin yardım sever ve namuslu kadını gitmiş yerine, yakaladığı genç adamın sikini koparırcasına yalayan birisi gelmişti.
Fehime abla, eteğini baldırlarının arasına sıkıştırmış, çalışmanın getirdiği sıkı vücudu ile eğilmiş, bacaklarındaki ve baldırlarındaki kaslar terden tüm vücuduna yapışmıştı. Murat’ın boyundan ve cüssesinden az çok nasıl bir nasıl sike sahip olduğunu kestirilebilirdi fakat bu kadar büyük olacağını ben bile tahmin edememiştim.

Fehime abla, Murat’ın uzun sikini ancak bir kısmını yutabiliyordu, çok büyük kısmı hâlâ dışarıda kalmasına rağmen kusacak gibi oluyor ve boğazından gelen cop diye bir ses ile gözündeki yaşla boğazından çıkartıyordu.
Fehime abla, bir elini Murat’ın bacağından destek alarak dururken, diğer ile Murat’ın tişörtünü yukarıda tutmuyordu. Durduğum yerde her şey net olarak görülüyordu. Fehime, önündeki yarısına kadar tükürük ile ıslanmış siki sallanırken ağzı ile yakalanmaya çalışıyor, denk gelmediği anda dili ile durdurup yeniden dudakları arasında adeta ezerek emiyordu, her ağzı boş kalışında zevkten dört köşe olan Murat’a kırık ve eksik Türkçesi ile bir şeyler söylüyordu, ben ise hemen biraz ötelerinde ayaklarımın uyuşmasına ve karıncalanmasına rağmen önümdeki manzaradan bir an olsun gözlerimi ayırmıyordum.
Murat, artık daha fazla dayanamayacak hale gelmişti. Ellerini Fehime’nin göğüslerinden çekip entari şeklindeki elbiseyi soymaya çalıştı fakat Fehime henüz sik boğazının derinine yeni girmişti ki huzursuz bir ses çıkarırdı, “ kafayı mı yedin, kaynanam her an aşağıya iner” dedikten sonra toparlanmaya başlıdı. Murat, Fehime’nin ellerinden tutarak yalvarır gözlerle baktı “ beş dakika daha” dedi. Fehime, ısrara daha fazla dayanamadı ve “sadece beş dakika ama daha fazla yok” diyerek yalamaya devam etti.

Fakat Murat bu defa beni daha fazla şaşırtarak metot değiştirmişti. Fehime’nin saçlarını topuz yaptığı yer, siyah renkli ve şeffaf olan tülbendinin içinden belli oluyordu. Murat, bir eli ile Fehime’nin topuz yaptığı yerden tuttuktan sonra diğer eli ile hemen topuzun altından, ensesinden destek alarak Fehime’nin boğazının yarasına kadar girip çıkacak şekilde hızlı bir şekilde sokup çıkartıyordu. İşte o an dedim ki bu şerefsiz işini çok iyi biliyor.
Fehime, boğazından çıkan siki her alışında gözleri kan çanağına dönüyor, deponun içinde yankılanan ' gulup gulup' diye sesler ve kocaman sikin her çıkışında 'cop' sesleri yanıma kadar geliyordu. Murat’ın hal ve hareketlerinden kadınlarla ilgili bir geçmişi olduğunu bilmiyordum bazende övünen övüne anlatıyordu fakat bu gördüğüm çok farklı bir şeydi. Murat, yıllarını ailesine, çocuklarına ve işine vermiş olgun kürt kadının ağzını adeta nefessiz bırakarak kendine has teknikler ile deliller gibi sikiyordu.

Murat en sonunda dayanamadı ve hırıltılar çıkararak Fehime ablanın dışarıya sarkan göğüslerine boşaldı. Onlar üstlerini değiştirirken, ben ise hızlı hızlı atan kalbim ile sıvışmaya başladım. Murat’ın haftaya yapalım diye tekrar yalvarıyordu, Fehime’nin” haftaya kaynanam misafirliğe gidiyor, o zaman olur dediğini duydum. Kapıyı yavaşça kapattıktan sonra kilitledim ve gördüğüm şeylerin heyecanı ile eve doğu yola koyuldum.

O gün gördüklerim ve daha sonrada göreceklerim şeyler zihnimde büyük yer edinmişti, devamını da araya sıkıştırabilirsem en kısa zamanda en azından hatırladıklarımı yazmaya çalışacağım.
 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Sex defterim - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger